Önemi ;

Kronik prostatit olarak bilinen hastalık tablosu, günümüzde “prostatit sendromu” yada “kronik pelvik ağrı sendromu” (KPAS) olarak adlandırılmaktadır Kronik prostatit hastalığının toplumdaki görülme sıklığı  %11 civarındadır. Bu oran şeker hastalığının görülme sıklığı ile aynıdır. Görüldüğü gibi ciddi bir toplumsal sorundur.

En sık 50 yaş altı erkeklerde görülse de 50 yaş üstü erkeklerde de sık görülür. Yaşam kalitesini bozan, kişiyi depresyona ve yalnızlığa iten ciddi bir hastalıktır.

Nedeni ;

Nedeni tam olarak bilinmemektedir. Bakteriler den tutunda ufak travmalara kadar birçok teori ortaya atılmıştır. Dolayısıyla her zaman bir neden bulmak mümkün değildir. Bazen ve hatta çoğunlukla tahminler ile devam etmek zorunda kalırız.

Şikayetler ;

En sık görülen şikayet ağrıdır. Özellikle testisler ( yumurta ) ile makat bölgesinde ( perine denilen yerde) ağrı olması en sık görülen ağrı şeklidir. Peniste, göbek altında, yumurtalarda ağrı görülebilir. Sık ve sancılı idrar yapmak en sık görülen 2. şikayettir. Kişilerde devamlı idrar hissi olması çok belirgindir. Bunların dışında kişiden kişiye değişen çok sayıda şikayet olabilir.

Tanı ;

Kronik prostatitte en önemli sorun doğru tanı konulmasıdır. Yapılan araştırmalar gösterir ki ;

KRONİK PROSTATİTLİ HASTALARIN %50’SİNİN TANISI YANLIŞ. YANİ ANLAYACAĞINIZ BAŞKA BİR HASTALIĞI VAR. Bunun en büyük sebebi doğru testlerin ve doğru tanı araçlarının kullanılmamasıdır.

Kronik prostatit tanısı aslında her test yapılıp hiçbir şey bulunamayan hastalara konulan bir tanı olmalıdır. Sadece idrar tahlili ve şikayetler ile tanı konmamalı. Muayene, ultrason, üroflow , ürodinamik çalışmalar ve sistoskopi gibi testler yapılsa da esas ve en önemli test 4 KAP testidir. Bu test sayesinde sadece tanı koymak değil aynı zamanda sınıflandırma yapmak içinde önemlidir.

Doğru sınıflandırma ise bizi doğru tedaviye götürür. Bu da ancak 4 KAP TESTİ ile yapılabilir.

Oldukça basit bir testtir. Adı üzerinde 4 tane idrar kabına örnek almaktan ibarettir. Alınan tüm örnekler hem mikroskop altında incelenir hem de bakteri var mı diye kültür yapılır.

1.kap; Kişi ilk ya da ön idrarını ( idrarın akmaya başladığı anki 10 ml) kaba verir. Bu sayede penis içindeki idrar yollarında bir enfeksiyon var mı bu anlaşılır.

2.kap; Kişin orta idrarını verir. Yani ilk kabı veren kişi hemen sonra 2. Kaba orta yada ara idrarını doldurur. Bu sayede idrar kesesinde bir enfeksiyon var mı bu anlaşılır.

3.kap; Kişi idrar verme işlemini tamamladıktan sonra , prostat masajı yapılarak ( doktor tarafından) penisin ucundan gelecek prostat sıvısı örneği 3. Kaba alınır. Prostat masajı çoğunlukla el ile yapılır. Ben burada tedavide de kullandığı prostat masajı aletini kullanıyorum. Daha konforlu ve daha çok sıvı almamızı sağlıyor. Alet ile prostatın tüm bölgelerine ulaşabiliyoruz. Ulaştığımız bölgelere titreşim vererek prostat sıvısının idrar yollarına geçmesini sağlıyoruz. El ile yapılan masaja göre çok daha etkili. Bu sayede prostat içinde bir enfeksiyon var mı bu anlaşılır. 

4. kap; Kişinin prostat masajı bitince tekrar idrar vermesidir. Aynen 1. Kapta olduğu gibi ön idrar ya da ilk idrar kaba alınır. Bu sayede 3. Kapta olduğu gibi prostat enfeksiyonu var mı bu anlaşılır.

Sonuçlar gelince net bir sınıflandırma yapılıp doğru tedavi uygulanabilir.

KRONİK PROSTATİT ŞÜPHESİ OLAN HER HASTAYA 4 KAP TESTİ MUTLAKA YAPILMALIDIR.

Sınıflandırma;

Yapılan testlere göre sınıflandırma yapılır. Hastaların %95 i genelde sınıf III ‘de yer almaktadır. Maalesef tedavisi en zor grupta bu gruptur.

  1. Akut bakteriyel prostatit

  2. Kronik bakteriyel prostatit

  3. Kronik nonbakteriyel prostatit/Kronik pelvik ağrı sendromu

    1. IIIa. Enflamatuar

    2. IIIb. Nonenflamatuar

  4. Asemptomatik enflamatuar prostatit

 

Tedavi ;

Nedenlerinde bahsettiğim gibi sebebi tam net olmadığı gibi tedavisi de net değildir. Yani şu tedaviyi yaparsak hastalık geçer diyemeyiz. Tedavide her alternatifi kullanmak gerekir. Çünkü bir hastaya iyi gelen bir yöntem diğer hastaya iyi gelmeyebilir. Bu nedenle ben tüm hastalara birden fazla tedavi kullanıyorum.  Kullandığım yöntemler;

 

 

  1. AĞIZDAN YA DA PROSTAT İÇİNE ANTİBİYOTİK TEDAVİSİ

  2. ALFA-BLOKÖR TEDAVİSİ

  3. ANTİİNFLAMATUAR TEDAVİ

  4. BİTKİSEL TEDAVİ; Polen ekstresi, Quarcetin , Serenea repens

  5. PROSTAT MASAJI VE ISI TEDAVİSİ

  6. MANYETİK ŞOK DALGA TEDAVİSİ

  7. LIPUS ( DÜŞÜK YOĞUNLUKLU ULTRASONİK TEDAVİ)

  8. PELVİK MASAJ

  9. PELVİK TABAN KASLARI EGZERSİZLERİ

  10. YAŞAM TARZI DÜZENLENMESi

KRONİK PROSTATİT HASTALARINDA ,DÜŞÜK YOĞUNLUKLU ELEKTROMANYETİK ŞOK DALGASI ( ESWT ) VE ULTRASONİK (LIPUS) TEDAVİSİ

 

Kronik prostatit nedeni net belli olmayan, hastalara göre şikayetlerin değiştiği , tanı koyması ve tedavisi oldukça sıkıntılı olan bir hastalıktır. Hastaların çoğu genelde kutu kutu antibiyotik kullanmasına rağmen iyileşememektedir. Tıp dünyası bu konuda son 3-5 yıldır girişimsel olmayan yöntemleri bu hastalığın tedavisinde kullanmış ve oldukça başarılı sonuçlar elde etmiştir. Bu yazıda bahsedeceğim bu iki tedavi yöntemi teknolojinin kullanılarak kronik prostatit şikayetlerini gidermede en etkili olanlarıdır.

Etki Mekanizması ;

Kronik prostatit hastalarında ,düşük yoğunluklu elektromanyetik şok dalgası ( ESWT ) ve Ultrasonik (LIPUS) tedavisi;

Yeni damar oluşumunu sağlayarak,

Kanlanmayı artırarak,

Enflamasyonu engelleyerek,

Kas kasılmalarını azaltarak,

Sinir uyarılarını etkileyerek,

Ağrıyı ,İdrar şikayetlerini  ve cinsel fonksiyonları %80 oranında düzelttiği bilimsel çalışmalar ile gösterilmiştir.

Her iki tedavi perine dediğimiz bölgeden ( yumurtalar ile makat arası) ve cilt üzerinden uygulanır.Herhangi bir girişim gerektirmez. Her iki tedavi de işlem sonrası hastalar hayatlarına kaldıkları yerden devam eder. Anestezi ve hastane yatışı gerekmez. 

 

Elektromanyetik şok dalga (ESWT) tedavisi haftada 2 kez 6 seans yapılır. Yaklaşık tedavi 15 dakika sürer. 

 

 Ultrasonik ( LIPUS) tedavisi kişilerin şikayetlerinin ciddiyetine göre uygulanır.Ciddi şikayeti olan hastalarda 2 hafta boyunca her gün 10 dakika uygulanır. Hafif- orta şikayeti olan hastalarda elektromanyetik şok dalga tedavisinin arkasından haftada 2 kez 6 seans , yaklaşık 20 dakikalık süre ile uygulanabilir. 

Op.Dr.Berk Karataş

Üroloji Uzmanı 

Fsm Bulvarı , Bahar sitesi d-blok daire:3

Nilüfer /BURSA

Telefon : 0224 249 48 50       

               0543 249 48 50

drberkkaratas@gmail.com